0850 259 84 72 ( VİRA )

Sosyal Medyada Biz}

VİRA AKADEMİ İLK YARDIM EĞİTİCİ EĞİTİM MERKEZİ
Vira Akademi olarak başta temel ilk yardım eğitimi ve ilk yardım eğitimci eğitimi olmak üzere yüksekte çalışma eğitimi, yangın eğitimi, arama kurtarma eğitimi, hijyen eğitimi ve zorunlu olan tüm mesleki eğitimleri vermekteyiz.
TÜMÜNÜ GÖR

karın muayenesi ( omurga yaralanmalarında )

karın muayenesi ( omurga yaralanmalarında )

karın muayenesi ( omurga yaralanmalarında )

Omurga yaralanmalarında birincil ve ikincil muayene, acil ve acil sonrası tedavi açısından büyük önem taşımaktadır. Yapılan muayene sonrasında hastanın tedavisi için izlenecek yol ortaya  çıkmaktadır. İkincil değerlendirmede vücudun baş, boyun, göğüs, karın, kol ve bacaklar muayene edilmektedir. Karın bölgesi kafatası, göğüs ve pelvis gibi üzeri kemik bir yapı tarafından korunmamaktadır. Bu nedenle travmalara karşı daha savunmasız bir bölgedir. Karın içerisinde, travmalar sonucu zarar görebilecek pek çok organ ( böbrek, dalak, karaciğer, ince bağırsak, kalın bağırsak, pankreas, damarlar vb. )  bulunmaktadır. Travmalar sonucu karın için kanama olasılığı, karın bölgesinin savunmasız olmasından dolayı her zaman yüksektir. Bu nedenle yapılan muayene esnasında şok gözleniyor ve nedeni belirlenemiyor ise karın muayenesi ile birincil kuşkulu bölge olan karın bölgesi değerlendirilmelidir. Karın travmaları büyük bir oranda trafik kazaları, düşme ve çarpma sonucu oluşan künt travmalar ile karşımıza çıkmaktadır. Küçük bir bölümü ise delici kesici yaralanmalar ve ateşli silah yaralanmaları sonucu oluşan penetran yaralanmalar ile karşımıza çıkmaktadır.

Künt travmalar, karın travmalarının büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Fakat karın içi yaralanmaların  tespiti diğer yaralanmalara oranla çok daha düşüktür. Karın içinde önemli bir organ yaralanmasında bile dışarıdan belli olmaması ve fiziki muayenenin tanıda yeterli olmaması teşhis koyulmasını zorlaştırmaktadır. Travma hastasında karın muayenesi sonucu çarpma izi, emniyet kemeri izi, ezik, çükür, morarma, defans vs. varsa karın içinde kanama olabileceğinden şüphelenmek gerekir. Ancak bu belirtilerin hiç biri olmasa bile travma hastalarında karın içinde kanama olma ihtimali her zaman göz önünde bulundurularak muayene işlemlerine devam edilmelidir. Çünkü kanamaya bağlı gelişen şok ileri evreye ulaşıncaya kadar şok bulguları gözden kaçırılabilir. Bu nedenle aksi kanıtlanmadığı sürece karın içi kanama olduğunu varsaymak gerekir.

Karın travmalarında acil tedavi yaklaşımı;

a) Sistolik kan basıncı 90 mmHg’nın altında ise aksi kanıtlanana kadar hemodinamik dengenin bozuk olduğu kabul edilmelidir.

b) Geniş bir periferik damar yolu açılarak izotonik sıvı desteği başlatılmalıdır.

c) Karın üzerinde batan cisimler varsa çıkarılması ek travmaya yol açabileceğinden çıkarılmamalıdır. Ancak mümkünse hastanın taşınması sırasında batan cismin immobilizasyonu elle desteklenerek sağlanmaya çalışılmalıdır.

d) Batan cismin etrafından kanama söz konusu ise etrafına elle direk bası yapılmalıdır.

e) Batan cisim karında duruyorsa kanamayı arttırabileceğinden karnın palpasyonundan kaçınılmalıdır.

f) Karın içi organlar dışarıya çıkmışssa geri içeri itilmeye çalışılmamalıdır. Bu durumda organın üzeri SF ile ıslatılmış pansuman ile örtülmeli, ıslak pansumanın üzeri ayrıca kuru pansumanla kapatılmalıdır.

27 Aralık 2016
2.382 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN